Tıpta GAG Ne Demek? Beden, Toplum ve Kimlik Üzerine Sosyolojik Bir Analiz Bir araştırmacı olarak toplumu anlamaya çalışırken her zaman şu temel soruyla başlarım: “Birey bedeniyle mi toplumu şekillendirir, yoksa toplum mu bireyin bedenini biçimlendirir?” Bu soru, tıpta yer alan en teknik kavramların bile aslında toplumsal anlamlar taşıdığını gösterir. GAG kavramı, tıp dilinde “Glikozaminoglikanlar” anlamına gelir; ama bir sosyolog için bu, insan bedeninin kültürle, normlarla ve cinsiyet rolleriyle nasıl etkileştiğinin somut bir göstergesidir. Çünkü beden, yalnızca biyolojik bir yapı değil; aynı zamanda toplumsal bir anlatıdır. GAG Nedir? Biyolojik Temelden Toplumsal Anlama Tıpta GAG (Glikozaminoglikan), vücuttaki bağ dokularının, kıkırdakların, cildin ve…
Yorum BırakEnerji Dolu Tüyolar Yazılar
Tenezzül Ederiz Ne Demek? — İnsan Davranışlarının Görünmeyen Psikolojisi Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki görünmeyen motivasyonları çözümlemek her zaman büyüleyici olmuştur. Kimi zaman tek bir kelime, bir toplumun duygusal yapısını, bilişsel kalıplarını ve sosyal ilişkilerini anlamamıza yardımcı olur. “Tenezzül ederiz” ifadesi de tam olarak böyle bir dil aynasıdır. Peki, tenezzül ederiz ne demek ve bu ifade, insan psikolojisi hakkında bize neler söyler? Tenezzül Etmek: Anlam Katmanları ve Psikolojik Derinlik Dilsel olarak “tenezzül etmek”, Arapça kökenli bir ifadedir; “alçalmak”, “lütfetmek”, “zahmet edip yapmak” anlamlarını taşır. Yani kişi, genellikle kendinden daha aşağı gördüğü bir şeyi yapmayı uygun görürse, “tenezzül eder.” Ancak…
Yorum BırakKan Pulcukları: Vücudun Acil Servis Ekibi İş Başında! Bir gün mutfakta patates soyarak “MasterChef” hayalleri kurarken bıçağı parmağına geçirdin. Kan fışkırdı, panik! İşte tam o anda sahneye çıkan kahramanlar var: Kan pulcukları! Hani o biyoloji dersinde uyukladığın sırada öğretmenin “trombosit” dediği şeyler var ya, evet işte onlar… Minik, görünmez ama süper kahramanlar gibi çalışırlar. Ve evet, spoiler: Kanın pıhtılaşmasını onlar sağlar. Ama gel, bu işi biraz daha eğlenceli hale getirelim! Erkek Gibi Düşün: Kan Pulcukları = Kriz Yönetim Ekibi Diyelim ki erkek beynini temsil eden bir trombosit var. Parmağın kesildi mi? O hemen panik yapmadan durumu analiz eder: “Evet beyler,…
Yorum BırakObjektif Bakmak Ne Demek? Gerçeğe Tarafsız Gözle Bakmanın Felsefi Derinliği Bir filozof olarak düşünmenin en zor yanlarından birinin, kendi düşüncelerimizin bile gölgesinden kurtulmak olduğunu fark ederiz. Çünkü her insan, yaşadığı çağın, kültürün ve kişisel deneyimlerin izlerini taşır. Buna rağmen, insanlık yüzyıllardır “objektif bakmak” idealinin peşindedir. Peki bu gerçekten mümkün müdür? Yoksa “tarafsızlık” dediğimiz şey, ulaşılabilir bir hakikat değil de bir düşünsel yönelim midir? Bu sorunun peşine düşmek, yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda insanın varoluşuyla da yüzleşmek anlamına gelir. Çünkü objektiflik, sadece bilginin değil, aynı zamanda varlığın ve ahlakın da merkezinde yer alır. Objektif Bakmak: Gerçeğe Duygudan Arınmış Bir Yaklaşım mı?…
Yorum BırakMatematik Ne Renk? Edebiyatın Renk Paletinde Sayıların Sessizliği Bir edebiyatçının kalemiyle söze başlamak isterim. Çünkü kelimeler yalnızca düşüncenin değil, aynı zamanda duygunun da biçimidir. Edebiyat, soyut olanı görünür kılar; tıpkı bir ressamın tuvaline ruhundan bir parça bırakması gibi. Peki, böylesine duygusal bir alanın tam zıttı gibi görünen matematik, hangi renge sahiptir? Matematik ne renk? Bu soru, ilk bakışta bir çocuk merakını andırsa da aslında düşüncenin özüne, insanın anlam arayışına dokunan bir edebi sorudur. — Sayılardan Sözcüklere: Renklerin Dilinde Matematik Matematik, görünüşte soğuktur. Mavi’dir belki; düzenin, mantığın, dinginliğin rengidir. Fakat edebiyat, bu soğukluğu ısıtır. Bir romanda geçen “hesaplanamayan kader” ya da…
Yorum BırakGümrük Nerede Çalışır? Edebiyat Perspektifinden Derin Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi: Bir Edebiyatçının Girişi Sözler, düşünceleri şekillendirir; düşünceler, dünyayı. Kelimelerin gücü, bazen bir karakterin kaderini belirler, bazen de bir toplumun tarihi akışını değiştirir. Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inerken, dilin sınırsız evreninde kaybolur ve anlamlar arasında geçiş yaparak yaşamı daha anlamlı kılar. Her kelime, bir evrenin kapılarını aralar. Her anlatı, bir yolculuğa çıkma cesaretini verir. İşte tam da bu noktada, edebiyatçıların bakış açısıyla bir kavramın, mesleğin veya yaşam biçiminin anlamını derinlemesine keşfetmek, sadece yüzeydeki tanımlamaları aşmak anlamına gelir. “Gümrük nerede çalışır?” sorusu, bir anlam arayışıdır. Gümrük, sadece bir…
Yorum BırakGülgün Hangi Dil? Toplumsal Yapılar ve Cinsiyet Rolleri Üzerine Bir Sosyolojik Analiz Bir sosyolog olarak, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışırken, bazen en gündelik konuşmaların bile toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerle ne kadar iç içe geçtiğini fark ediyorum. Her birey, dil ve davranış biçimlerini toplumdan aldığı kalıplarla şekillendirirken, bazen gözlemlerimiz bizi derin bir sorgulamaya sevk eder. Bu yazıda, “Gülgün hangi dil?” sorusunu, toplumun şekillendirdiği dil, kimlik ve cinsiyet bağlamında inceleyeceğiz. Toplumsal Yapılar ve Dil İlişkisi Dil, toplumun değerlerini ve normlarını taşıyan en güçlü araçlardan biridir. İnsanlar, kelimelerle yalnızca düşüncelerini ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıların ve…
Yorum BırakKadın müdüre nasıl hitap edilir? Etik, net ve çağdaş bir yol haritası Kısaca: Bağlama ve tercihe göre “Sayın [Ad Soyad]”, “Sayın Müdür [Soyadı]” ya da “[Ad] Hanım” uygundur. En güvenlisi: ad-soyad + saygı eki ve kurumsal unvan. Kişisel tercih sorup kaydetmek altın kuraldır. Bu yazıyı tek bir doğruyu dayatmak için değil, farklı pratikleri masaya yatırmak için yazıyorum. “Kadın müdüre nasıl hitap edilir?” sorusu sadece dilbilgisi değil; güç, eşitlik ve kurum kültürüyle iç içe. Gelin, hem geleneksel çözümleri hem de çağdaş alternatifleri tartışalım; siz de kendi deneyiminizi yorumlarda paylaşın. Temel ilke: Saygı + netlik + eşitlik Hitap biçimi, karşınızdakinin yetkisini ve…
8 YorumGrip İçin En İyi İlaç Hangisi? Bilim, Tarih ve Toplum Arasında Bir Yolculuk Grip ve İnsanlık: Yüzyıllardır Süren Bir Mücadele Grip, insanlık tarihinin en eski ve en yaygın hastalıklarından biridir. Antik çağlarda “soğuk rüzgârın bedene girmesi” olarak tanımlanan bu hastalık, modern tıbbın gelişmesiyle birlikte viral bir enfeksiyon olarak tanımlanmıştır. 1918’deki İspanyol gribi pandemisinden günümüze kadar, her nesil kendi “grip çağı”nı yaşamıştır. Fakat sorulması gereken soru hep aynı kalmıştır: “Grip için en iyi ilaç hangisidir?” Bu soru yalnızca tıbbi bir arayış değildir; aynı zamanda bir kültür, inanç ve bilimin kesiştiği alanı temsil eder. Çünkü “ilaç” kavramı, hem fiziksel iyileşme hem de…
4 YorumGrafik Tasarım İçin Çizim Gerekli mi? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir eğitimci olarak, öğrencilerime her zaman şunu hatırlatırım: öğrenme, sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda düşünme biçimini değiştirmektir. Grafik tasarım da bu dönüşümün görsel alandaki en güçlü örneklerinden biridir. Ancak bu alana adım atmak isteyen pek çok kişi, hâlâ şu soruyla karşı karşıyadır: “Grafik tasarım için çizim şart mı?” Bu soru, yalnızca teknik bir mesele değil; aynı zamanda öğrenmenin doğası, bireysel potansiyel ve yaratıcı özgürlük üzerine derin bir tartışmadır. Yetenekten Çok, Öğrenme Süreci Grafik tasarımın özü, bir fikri görsel olarak ifade etmektir. Bu ifade biçimi kimi zaman bir eskizle, kimi…
4 Yorum