Tüm Gazlar Homojen Mi? Bir Sorunun Peşinde
Kayseri’nin soğuk akşamlarında, bir kahve içip penceremden dışarıyı izlerken bir soru takıldı aklıma: “Tüm gazlar homojen mi?” Gözlerim, uzaklara dalmışken, yıllardır aklımı kurcalayan bu soru birdenbire beliriverdi. O kadar basit gibi görünen bir şey, aslında beni yıllardır içten içe kemiriyordu. Şimdi, bu yazıdan önce hiç böyle bir soruyu kafama takmadığımı iddia edemem. Ama bir anda, o eski akşamların birinde aldığım ders, gazların karışımına dair cevabı ararken kafamı nasıl karıştırmıştı, bunu anlatmam lazım. Hadi başlayalım.
Bir Öğle Sınıfı ve Bir Düşünce
Bir öğle, Kayseri’nin sıkıcı havasında üniversiteye gitmek için hazırlanırken, fizik dersini düşündüm. Her gün aynı rutinde ama bazen her şey bir anda farklı hissedilir. O gün, fizik dersine girmeden önce bir an daldım. Bir soru vardı kafamda. “Tüm gazlar homojen mi?” Hani bir gaz karışımı yapıldığında her şey birbirine karışır mı, yoksa içlerinde farklılıklar kalır mı? Ama o kadar anlamsız bir soru gibi geliyordu ki, hocanın derste sormayacağından emindim. Yine de merak ettim. Gerçekten, tüm gazlar homojen miydi?
Sınıfta, hocamız anlatıyordu ama benim aklım başka bir yerdeydi. Hani o an bir bakışla her şeyi anlatabilecek gibi hissedersiniz ya, işte ben de öyleydim. O kadar içine girmişim ki soru, bir yandan da cevapları merak ediyorum. İnsan bazen bir sorunun cevabını bile bilmek istemiyor, sadece o sorunun kendisiyle meşgul olmayı seviyor. Yani bir noktada sormanın verdiği huzur, cevaptan daha tatlı oluyor. Ama sonunda, hocanın “Evet, gazlar homojendir” demesiyle biraz hayal kırıklığına uğradım. Çünkü ben bu kadar basit bir şey beklemiyordum.
Bir Anlık Hayal Kırıklığı ve Cevapların Peşinde
Öğleden sonra, sınıftan çıkarken kafamda bu soru hâlâ yankı yapıyordu. “Homojen mi? Gerçekten mi?” diye mırıldanarak yürürken, birden etrafımdaki her şey bana biraz daha farklı gelmeye başladı. Kayseri’nin soğuk havası, ciğerlerimi yakarak derin bir nefes aldım. Bir an için, belki de tüm gazlar homojen olamazdı. Gerçekten… Her şeyin karıştığına inanmak, bana biraz kolay gibi gelmişti. Ama belki de bir anlamı vardı. Kim bilir, belki de her karışımdan sonra bir çeşit yerleşim olurdu. Hangi gazın hangi köşede duracağı, bir tür düzenin yansımasıydı.
O akşam, evde yalnızdım. Hemen eski notlarımı karıştırıp, kimya kitaplarımı açtım. Her sayfa, her açıklama biraz daha karmaşıklaştı. Gazlar ve homojen karışımlar. Ne kadar tuhaf, değil mi? Benim kafamda bir düşünce vardı ama kitaplarda okuduğum cevap başka bir şeydi. O an, biraz daha umut ettim. Belki de bazı gazlar, içinde bulundukları ortamda farklılıklar yaratırdı. Tüm gazların homojen olmadığı, onları birleştirirken karışımlarının bile farklılıklar gösterdiği bir dünyada yaşamayı isterdim. O zaman her şey daha az tekdüze olurdu, değil mi?
Bir Sohbet ve Sonra Beklenmedik Bir Yanıt
O günün gecesinde, yakın arkadaşım Emre ile telefonla sohbet ederken konu yine bu soruya geldi. “Emre, gazlar homojen mi?” diye sordum, gülerek. Ama bu soruyu sormadım, içimde başka bir duygu vardı. Artık cevabı bilmek değil, onu tartışmak istiyordum. Emre biraz düşündü, sonra çok ilginç bir şey söyledi: “Bence, her gazın kendi dünyası var. Birbirine karışırken, biraz da kendi kimliklerini kaybediyorlar. Ama gerçekten birbirine karıştıklarında, ya da homojen hale geldiklerinde, o kimlik kaybolmuş olur.”
Bir anlık sessizlik oldu. Emre’nin söyledikleri, her şeyin karıştığı dünyada bir farkındalık uyandırdı. Evet, belki de tüm gazlar homojendi ama içinde kaybolmuş kimlikler vardı. O an, kendi içimde bu soruyu çözmeye çalışırken, başka bir düşünce geldi. Her şeyin homojen olmasına rağmen, biz insanlar ne kadar çok farklıyız? Her biri kendi dünyasında, bir tür gaz gibi birbirimize karışıyor ama kimliklerimiz hep bir şekilde yerinde kalıyor.
Sonuç: Her Şeyin Bir Arada Olması
Bugün, evet belki gazlar homojen, belki de her gaz bir diğerine karışırken kendi kimliğini biraz kaybediyor. Ama belki de dünyamızda her şey, birbiriyle karışarak bir bütün olmalı. Bazen basit bir sorunun peşine takıldığınızda, daha büyük bir düşünceye yol alırsınız. Belki gazlar homojen olabilir, ama hayat her zaman böyle olmayacak. Farklılıklar, bir karışımda bazen daha değerli olabilir. Bugün, biraz daha fazla düşünüyorum. Belki de her şeyin homojen olmasına değil, her şeyin birlikte var olmasına izin vermeliyiz. Kim bilir, belki de hayat tam olarak burada gizlidir.